|
|
2001-2002 Adapazarı
YILBAŞI ORGANİZASYONU
Bu yılbaşında da, geçtiğimiz iki yılbaşında olduğu gibi, Adapazarı Şehit Abdullah İlkokulu bahçesinde, küçük dostlarımızla beraberdik.
Duyuru grubunun 26 Aralık Bowling organizasyonuna vermiş olduğu destek ile gerçekleştirdiğimiz organizasyonda hafta içerisinde Valilik, Emniyet Müdürlüğü ve Milli Eğitim'e yaptığımız başvurular sonucunda sabah 11 civarı 5 kişilik ilk ekibimiz okula vardığında çalışmamız için yerler paspaslanmaktaydı. Bu sayede okulu açtırmak için insan arayarak, balonları sermek için yerleri temizleterek vakit kaybetmekten kurtulmuş olduk.
Hemen işe koyularak kompresörümüzü çalıştırdık ve süratle balonlarımızı şişirmeye başladık. Zaten geldiğimizi gören çocuklar hemen okul bahçesinde birikmeye başladı. Çok özledikleri ağabey ve ablalarını tekrar görmek için heyecanlıydılar.
Çalışmalarımız aslında hafta içinden başlamıştı. Bu kez kek börek kampanyamızı biraz iş yoğunluğu biraz da bowling organizasyonu koşturmacası yüzünden geç duyurabilmiştik. Ancak bu geç kalmışlığı kendi çabamızla çevremizi harekete geçirmemiz sayesinde bertaraf edebildik. Özellikle Gülay'ın silah zoruyla(!) tüm apartmanına yaptırdığı yiyecekler, bir orduyu doyurabilecek gibi görünüyordu gözümüze!
Pazar günü bir ekip bu yiyecek malzemelerini topladılar. Yine Murat ve Hakan'ın ofisinde biriktirdiğimiz yiyecekleri sabah almaya geldiğimizde burnumuza nefis kokular yükseliyordu! O gece arkadaşlarımızın bunlardan tatmamak için gösterdikleri azmi, biz de Adapazarı'na gidene kadar gösterdik!
Birinci ekip yaklaşık 1000 balonun şişirilmesini tamamlamak üzereyken 12 kişilik ikinci ekibimiz de okula vardı. Artık çocukların neşesi görülmeye değerdi... Balon bağlamaktan ağrıyan tırnaklarımızı dinlendirmek üzere görev değişimi yaparken bir yandan da gelen yiyecekleri tasniflemeye başladık. Önceleri gözümüze az gibi görünen kekler, poğaçalar ve börekler, dilimlenip kutulara yerleştirildikçe gerçek boyutlarını gösteriyorlardı! Ayrıca bir paragraf önce dile getirilmiş olan azmi test etmek için bir fırsat daha yakalamış oluyorduk...
Hazırlıklarımızı saat 14 gibi tamamlamak üzereydik. Bu arada "çocuk grubu" ekibimiz dışarıda toplanmış olan yaklaşık 300 afacanı sıraya sokmakla, sakinleştirmekle meşguldüler. Bunun ne kadar zor bir iş olduğunu biliyorduk! Salim'in apar topar Eskişehir'den getirtmiş olduğu ses düzenini kurup müzik yayınına başlarken diğer yandan zincir yaptığımız balonlarla okul dış cephesini süsledik. Aşağıda Murat, her türlü becerisini sergileyerek çocukları eğlendirirken Salim, Ertuğrul ve Hakan camlarda cambazlık yaparak bu balonları bağlıyorlardı. Onlar aşağı sarkarak birbirlerinin yolladıkları ipleri tutmaya çalışırken biz kalp krizi geçirmek üzereydik.
Yine yardımseverlerin göndermiş olduğu boyalarla bir ekibimiz masa kurup miniklerin yüzlerini boyamaya başladı. Küçük palyaçolar, kediler, leoparlar... Hepsi çok şirindi. Ayrıca bu yılbaşı onlara bir başka sürprizimiz daha vardı! Getirmiş olduğumuz kostümlerle gerçekten bizler de görülmeye değerdik. Palyaço Olcay, kocaman kırmızı şapkalarıyla Ertuğrul, Murat ve Çağrı, Pamuk Prenses Gülay, süperman Bilal, Elif... Doğrusu çocukların ilk tepkileri bu kıyafetlerle "fiyakayı bozmuş" olduğumuz yönündeydi, ancak ilerleyen dakikalarda bu izlenimi yıkmayı başardık!
Şarkılar, danslar şiirler bir yandan sürerken diğer yandan büyük mücadele ile birkaç arkadaşımız kendisini feda etmiş, dışarıda düzeni sağlamaya çalışıyorlardı. Sürekli olarak yiyecekleri koyacağımız masalara yaklaşan çocuklar, ses düzenini kurcalayanlar ve camlardaki balonları patlatabilmek için didinenler...
Bu sene iki de minik gönüllümüz vardı. Yasemin ve Buğra. 10-11 yaşındaki bu iki arkadaşımız da tüm çalışmalarımızda bize destek oldular. Yasemin tüm balonların bağlanmasında müthiş bir performans sergilerken, Buğra da küçükleri sıralarında tutmaya çalışırken birçok kez bizden de "sen ne dolaşıyorsun, geç bakayım yerine!" şeklinde fırça yemekten kurtulamadı!!! Çocukcağız kaç kez "ben Çağrı'nın kardeşiyim yahu" diye açıklama yapmak zorunda kaldı.
Sıra artık hediyelerin dağıtılmasına gelmişti. İzmir'den gönüllülerin göndermiş oldukları çoraplar, önceki yılbaşından elimizde kalan yılbaşı şapkaları, düdükler ve maskeler, her çocuğa bir tabak ikram, Fresha'nın bize destek için göndermiş olduğu meyveli sodalar ve bir adet çikolata.
Elimizden geldiğince süratli biçimde bu ikramları da dağıttık. Bir orduyu doyurur dediğimiz yiyecekler silip süpürülmüştü ve bu bizi daha da mutlu ediyordu. Hava soğumaya ve kararmaya başlamıştı artık. Çocukların, plastik tabakları bahçeye getirilmiş iki büyük çöp kutusuna atmalarını sağladık. Geri kalan kısmı süpürdük, bir grup da okul içini süpürdü.
Saat 18.30 civarı, artık durumu deprem günlerinden çok daha kötü olan Adapazarı'ndan ayrıldık. Geleneksek hale gelmiş bir Ağ-17 yılbaşı organizasyonu ile en azından bir gün için onları unutmadığımızı göstermiş olduk.
Bu unutulmaz günde bize maddi manevi ya da bizzat kendisi gelerek yardımcı olan herkese sonsuz teşekkürlerimizle...
Ağ-17 Yardım Gönüllüleri
 |
 |
Yılbaşı Organizasyonu: Fotoğraflar (Yaklaşık 500kb civarındadır.)
|
 |
 |
26 Aralık 2001 Bowling Gecesi
|
 |
 |
2000-2001 Adapazarı Yılbaşı Organizasyonu
|
|
|
|