|
|
Düzce Bot Dağıtımı
Daha önce yaptığımız iki dağıtım ve bir önceki anket çalışması sırasında bölgenin durumu hakkında detaylı bilgiye sahip olmuştuk. Prefabrik kent çok büyük ve çeşitli gelir düzeyinde insanları barındırdığından burada bir tespit çalışması yapmanın güçlüğünden haberdardık.
Ancak gerçek olan birşey vardı ki, Düzce'de kış çok soğuk geçiyordu ve özellikle konteyner kentte kalan ya da çevre köylerden gelen çocukların durumu çok kötüydü. Bu sebeple, en acil ihtiyaç olarak gördüğümüz giyecek sorununu gidermek için tüm çocuklara kışı biraz olsun güvenli geçirebilmeleri için bot sağlamayı düşündük.
Bu konuda bize daha önce de destek sağlayabileceklerini söyleyen Nestle çalışanları, sayın Şenay Can hanım'ın organizasyonu ile okuldaki tüm öğrencilerin bot ihtiyaçlarını karşıladılar. Aynı konuda maddi destek sağlayan, Karadeniz Ereğli'den sayın Ezel Ataç'ın da desteğiyle, bu yardım kampanyasını konteyner kentte oturan, 6 yaşından küçük çocukları da kapsayacak şekilde genişlettik.
Okul ile iki hafta önceden başlayan telefon trafiğimiz, tüm öğrencilerin ayakkabı numaralarını almamız ile amacına ulaştı. Bu konuda Musababa İlköğretim Okulu'nun sevgili öğretmenleri, her zaman olduğu gibi bize çok büyük destek verdiler. Günler öncesinden elimizde ayakkabı numara listesi hazırdı.
Şenay hanım'ın ve bizlerin de yoğun araştırmaları sonucunda en uygun fiyata en uygun kalitede botlar, belirlenen numaralarda satın alındı. Hepsi Ataşehir'deki merkezimizde depolandı.
Cumartesi sabahı, bir önceki Düzce dağıtımında da olduğu gibi Mısırlı Turizm'in bize sağlamış olduğu otobüsü, biraz da araca zarar verebilecek denli yükledik. Yanımızda, 800 civarında çocuk botunun yanında, yine daha önceki araştırmalar sonucunda nereye verileceği belirli 10 adet katalitik soba ve yine konteyner kente dağıtılmak üzere erzak paketlerimiz bulunuyordu.
Her zaman olduğu gibi, hummalı bir çalışma sonucunda tüm paketler, bir saatten kısa bir sürede araca yüklendi ve bizler 8 kişilik kadromuzla yola koyulduk.
Okula vardığımızda karşılaştığımız manzara gerçekten olağanüstüydü. Cumartesi olmasına rağmen kendilerine bir yardım malzemesi getirileceği söylenen öğrencilerin tamamı okuldaydılar. İstanbul'u oldukça güzel bir havada terketmiştik. Ancak belli ki kış Düzce'yi bırakmamış. Karlar bir ay önce bıraktığımız gibi duruyordu.
Bizler için tahsis edilen iki sınıfa botları indirir indirmez hemen öğretmenlerin hazırladıkları listeler doğrultusunda sınıf sınıf öğrencileri sırayla almaya ve botlarını vermeye başladık.
Çocukların mutluluğu gerçekten görülmeye değerdi. Teşekkür edenler, elimizi öpmeye çalışanlar!.. Sürekli olarak bize "öğretmenim!" şeklinde hitap ediyorlardı. Bu bir çoğumuz için alışılmadık bir hitap şekliydi. Hepsiyle elimizden geldiğince sohbet etmeye, onları unutmadığımızı belli etmeye çalıştık. Ancak sabahtan beri soğuk okul binasında bekleyen minikleri daha fazla da üşütmememiz gerekiyordu. Bunun için süratli davrandık.
Öğretmenlerin de büyük desteği ve öğrencileri düzen altında tutabilmeleri ile bu büyük dağıtım iki saatten daha kısa sürede tamamlandı.
Öğretmenler her zamanki misafirperverlikleriyle bizi yemeğe alıkoymak istiyorlardı. Ancak daha yapmamız gereken bir erzak dağıtımı ve konteyner kentteki küçüklerin bot dağıtımı vardı. Bizler hemen oraya geçerken bir ekiple de getirmiş olduğumuz 10 katalitiği adreslerine teslim ettik.
Bu dağıtımı da, büyük bir problem yaşamadan tamamladık çok şükür.
Artık bizleri tanımış ve alışmış bölge halkının "sizler hep bize hizmet ediyorsunuz, gelin bu sefer biz size hizmet edelim, misafirimiz olun hiç olmazsa bir çayımızı için" şeklinde teklifleriyle duygulu anlar yaşıyorduk ki, okula bot dağıtıldığını öğrendiği için, kendisine verilmedi diye ağlayan bir küçüğün yanımıza yaklaşmasıyla gözlerimiz doldu. Verdiğimiz botu giymemişti, sebebini sorduğumuzda "bayrama sakladığını" öğrendik!!!
Bizler her dağıtımda benzeri mutlulukları ve duygu yoğunluğunu yaşıyoruz. Ancak hala buna alışamadık. Alışabilecek gibi de değiliz...
Omuzlarımızda taşıdığımız teşekkür yüküyle İstanbul'a dönmeden önce elbette ki sevgili öğretmenler bizleri alıkoymadılar. Onca yorgunluğun ve koşturmacanın ardından midelerimizi, bizler için hazırlanan yiyeceklerle doldurduk, okul bahçesinde çocuklarla kar topu oynadık.
Aslında çocuklarla oynamaktan ziyade kendi aramızda kapıştık desek yeridir!
Emeği geçen herkese, kalbimizde taşıdığımız bu teşekkürleri iletiyoruz.
Bir sonraki dağıtımda yine aynı güzellikleri yaşamak üzere günlük yaşantımıza dönüyoruz.
Şimdilik...
 |
 |
Düzce Bot Dağıtımı: Fotoğraflar (Yaklaşık 190kb civarındadır.)
|
|
|
|