|
|
4.Ulusal Arama Kurtarma Tatbikatı
AKA'nın düzenlemiş olduğu 4.Ulusal Arama Kurtarma Tatbikatı'na katılmaya karar verdikten sonraki dönem bizim için iş akışının, doldurulacak formların hazırlanması, eksik malzemelerin temini ve lojistik birimi olarak yapacaklarımızın belirlenmesi olarak geçmişti. Tüm ekip olarak iş bölümü yaparak bütün bu çalışmaları tamamladık. Daha önceki tecrübelerimize rağmen, yine de heyecanlıydık.
Tatbikat için alarmın saat kaçta verileceği bilinmiyordu. Gidilecek yer de daha önceden görülmemişti. Saat 06.30'da koordinasyon masasında görev alacak ekibimiz deprem alarmını aldı. Gelen bilgi Ömerli Esenceli köyünde 7.2 büyüklüğünde bir depremin olduğu ve pekçok binanın yıkıldığı yönündeydi. Hemen haberleşme ağı çalıştırıldı ve tüm üyelere bu bilgi geçildi. Saat 08.20'de koordinasyon masasında görev alacak arkadaşlarımız Esenceli'ye varmışlardı.
Diğer 15 kişi ise saat 07:54'te Ataşehir'de toplandı. Çadır ve ağır malzemeyi taşıyacak olan kamyonetin de gelmesiyle birlikte süratle malzemeler yüklenmeye başlandı. Saat 08:22'de tüm malzeme araçlara yüklendi. Bir kamyonet, bir yolcu minibüsü ve bir otomobilden oluşan ekibimiz yola çıktı.
Saat 10:00'da ekibimiz Esenceli'ye varmıştı. Koordinasyon masasında hummalı bir çalışma sürüyor, arama kurtarma ekipleri süratle enkaz alanlarına sevk ediliyordu. Çadırkent ihtiyacı şimdiden başgöstermiş, ekipler hafif malzemelerini indirmek için çadırkent alanını soruyorlardı. Ekibimiz hemen koordinasyon masasına bilgi verdi, haberleşme için kullanacağımız telsiz bandını kaydettirdi. Keşif ekibimiz süratle afet alanında çadırkent kurulumu için en uygun alanı belirledi ve buraya malzemelerimizi indirmeye başladık. Saat 10:33'te tüm malzeme indirilmiş ve kamyonet yarın öğlen geri dönmek üzere gönderilmişti.
Bölgeye intikal etmiş olan ekiplere çadırkent içinde yerleşebilecekleri alanlar gösterildi ve ilk iş olarak çadırkent etrafına emniyet şeridi çekildi.
Tüm bu hazırlığın ardından hemen, 10:45'te ilk çadırımızı kurmaya başladık. 11:55'te ikinci çadırın da kurulumu tamamlanmış, elektrik hattı da çekilmeye başlanmıştı. Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Afet Hazırlık Eğitim Projesi kapsamında çalışan yetkililere çalışmalarımız hakkında bilgi verdik. Soğuk hava şartlarında, elimizden geldiğince özen göstererek 12:30'da üçüncü çadırımızı da kurduk ve ilk çay molamızı verdik.
Dışarıda, arama kurtarma ekipleri yoğun bir çaba sarfediyorlardı. Koordinasyon masasındaki arkadaşlarımızla sürekli telsiz bağlantısında kalarak hem merkezin ihtiyaçlarını süratle karşılamaya çalışıyor hem de kendi eksiklerimizi katılan diğer birimlerden temin etmeye çalışıyorduk.
13:05'te dördüncü ve son çadırımızın kurulumuna başlarken bir yandan da iş bölümü yaparak tuvaletlerin dezenfektasyonunu ve temizliğini sağladık, elektrik tesisatının çekilmesi ile birlikte de bilgisayar sistemimizi kurduk. 14:30'da Kocaeli Mahalle Organizasyonu'na (MAG) çadırkent ve Ağ-17 hakkında bilgi verildi. Çadırkentleri numaralandırırken MAG, üçüncü ve dördüncü çadırların sağlamlaştırılması ve yağmura karşı su oluklarının açılması için bizlere gönüllü destek oldular. Ki bu yağmur oluklarının ne kadar önemli olduklarını o gece, tatbikat bitiminde çadırkent içinde sağanak yağmur altında uyurken anlayacaktık!!! Bizim kurmuş olduğumuz 4 çadırın yanısıra katılımcıların, çoğunun kurulumuna yardım ettiğimiz 22 çadırıyla birlikte toplam çadır sayımız 26 idi.
16:00'da koordinasyon masasındaki arkadaşlarımızla görev değişimi yaparak onların dinlenmesini sağladık. 16:20'deki yemek molasından hemen sonra, gece çadırkentin güvenliği için nöbet çizelgesi hazırlandı. Burada, çadırkent içinde kalan diğer ekiplerin de bizlere yardımcı olması çok güzeldi. Bize bir ekip olduğumuzu hissettiren bu paylaşımı, tatbikatın ilerleyen saatlerinde çok daha yoğun olarak da yaşayacaktık.
Oluşturulan güvenlik sistemi ile çadırkent girişinde kimlik kontrolü yapılıyor ve çadırkentte oturmayan, kimliği bulunmayan kişiler çadırkent içine alınmıyordu. Gerçek bir afet anında da çok sık yaşanabilecek hırsızlık olayları, psikolojik problemler, tatbikat senaryo ekibi tarafından da çok sık uygulanıyordu. Hatta hava karardıktan sonra çadırkente adeta "saldıran" 9 kişilik hırsız ekibine MAG bünyesinden kişilerin de destek olmasıyla çadırkent içinde tam anlamıyla bir olağanüstü hal ilan edilmiş oldu. Hırsızlık girişimlerine karşı tüm ekiplerin birlikte göstermiş oldukları çaba gerçekten görülmeye değerdi.
Bizler bu koşturmaca içindeyken, koordinasyon masası ile irtibatımız da olanca yoğunluğuyla sürmekteydi. Bu yoğunluk içinde "deprem dede" sayın Ahmet Mete Işıkara'nın koordinasyon masası ile tatbikat alanını gezdiğinden, çadırkentimizi gördüğünden dahi haberimiz olmadı! Saat 19:00'da koordinasyon masasından çadırkentte kalacak olan afetzede verileri gelmeye başlandı. Bu tablolar daha önceden "veri oluşturma ekibi" tarafından hazırlanmış ve gizli tutulmuştu. Bu bilgilerin girişi bilgisayar ortamında yapılırken "sanal depremzedeler" 26 çadırlık çadırkentimize yerleştirilmeye başlandı. Daha sonra tüm çadırlarda anket çalışması yapacak ve buna göre yardım malzemesinin dağıtılmasını organize edecektik.
19:30'da İstanbul Vali Yardımcısı ve Sivil Savunma Müdürü Sn. İbrahim Tarı çadırkent'i ziyarete geldi. Kendilerine çadırkent gezdirildi, çalışmalar hakkında bilgi verildi. Yapılan görüşmede Vali Yardımcısı 2000 yılında İçişleri Bakanlığı tarafından yayınlanan "Çadırkent ve Prefabrik Yerleşim Yönergesi"ni edinmemizi önerdi. Eğer bulamaz isek kendileri ile irtibata geçerek edinebileceğimizi ekledi. 20:00'de hazırlanan çizelge doğrultusunda çadırkent içinde nöbet sistemi uygulanmaya başlandı. Bu arada, havanın kararmasını fırsat bilen senaryo ekibi, hırsızlık girişimlerine yangın çıkarma düşüncesini de eklemişlerdi! Ancak çadırkentin sağlam güvenlik sistemi sayesinde böyle bir tehlike yaşanmadı.
Çadırkente "sanal depremzede"lerin yerleştirilmesinin ardından koordinasyon masasından "sanal yardım malzemesi" de aktarılmaya başlandı. Ekibimiz bu malzemenin depo girişini yine bilgisayar ortamında yaparken eksikliği hissedilen malzemeyi de yine koordinasyon masasına aktarıyordu.
22:00'de tüm ekipler bir arada, çadırkent içinde kurduğumuz sofrada yemeğimizi yedik, güzel dostluklar yaşadık. Burada ilerisi için birlikte yapılabilecekler konuşuldu ve her ekip kendi uzmanlık alanını diğerleriyle paylaştı.
03:00'de koordinasyon masasından tatbikatın sona erdiği bilgisi geldi. Tüm ekip gerçekten güzel bir iş başarmanın ve başarılı bir tatbikatın parçası olmanın mutluluğu ile, nöbetlere ara vermeksizin çadırlarda istirahate çekildik. Bu arada sağanak yağmur başlamıştı.
Saat 08:00'de grup uyandırıldı ve çadırkenti toplamaya başladık. Yoğun yağış zemini balçık çamur haline getirmişti. Geceyi çadırkentte geçirmiş olan diğer ekiplerle birlikte hatıra fotoğrafları çektirmeyi elbette ki ihmal etmedik! Telefonlar, iletişim bilgileri alındı ve en kısa sürede tekrar bir araya gelmek üzere vedalaşıldı.
Bizler, 11:30'da tüm çadırkenti temizlemiş ve araçlarımıza malzemelerimizi yüklemiştik. Bu tatlı yorgunluğu Şile yolu üzerinde her zaman gittiğimiz lokantada yenen güzel ve eğlenceli bir yemek izledi. Açıkçası tüm kamyoneti tekrar Ataşehir'e boşaltmak hepimize zor geliyordu, ancak bunu da 14:00 civarında tamamladık.
Bizimle birlikte son derece uyumlu ve organize çalışan, başta tatbikat organizasyonunu büyük özveriyle sürdürmüş olan AKA olmak üzere, tüm ekiplere sonsuz teşekkürlerimizle...
|
|
|